Notice (8): Undefined index:  [APP/models/survey.php, line 42]
Notice (8): Undefined index: Oy Kullanan [APP/models/survey.php, line 42]
Warning (2): ini_set() [function.ini-set]: Headers already sent. You cannot change the session module's ini settings at this time [CORE/cake/libs/cake_session.php, line 535]
Warning (2): ini_set() [function.ini-set]: Headers already sent. You cannot change the session module's ini settings at this time [CORE/cake/libs/cake_session.php, line 536]
Warning (2): ini_set() [function.ini-set]: Headers already sent. You cannot change the session module's ini settings at this time [CORE/cake/libs/cake_session.php, line 537]
Warning (2): ini_set() [function.ini-set]: Headers already sent. You cannot change the session module's ini settings at this time [CORE/cake/libs/cake_session.php, line 538]
Mehmet Ali Esmer - Kalbimi Reyhanlı'ya Gömün!

Mehmet Ali Esmer

Kalbimi Reyhanlı'ya Gömün!

Mehmet Ali Esmer

Tarih boyunca hiçbir DİN, kendi namına devlet kurmamıştır. Ancak ve ancak devletleri, milletler kurmuştur. Siz “Hıristiyan Devleti”, “Yahudi Devleti” veya “İslam Devleti’’ diye din menşeli bir devlet adını bırakın okumayı, hiçbir kimseden işittiniz mi? Tabii ki devletleri milletler kuracaktır. Ve mevcut oluşumun doğası gereği bu milletlerin içinde de her türlü inanca (dine) sahip insanlar olacaktır. Üstelik devleti oluşturan milletin ortak paydası, esasında din olmayıp, dili ve kültürüdür(1).

Bu durumda mevcut bir devletin içinde, şayet din eksenli veya bu dinlere bağlı mezhep, tarikat gibi cemaatlerin topluma hükmetme ve hâkim olma faaliyetlerinin neticesi, bırakın o toplumu kaynaştırmayı, aksine toplumu parçalamaya doğru gideceği ayan-beyan ortadadır. Bu iş sadece içinde bulundukları devleti bölüp parçalamaya gitmez, ele geçirdikleri devletin de kendi melanetleriyle beraber batmasına neden olurlar. Bakın tarihin çöplüğüne!  Geçmiş, bunların en iyi örnekleriyle öbek öbek doludur…

Türk Tarihi’nin de en iyi örnekleri ise Tabgaç ve Sümer Devletleri’nin yıkımlarında saklıdır. Bir de konuya farklı bir açıdan ele alırsak, bakın şu Osmanlı’nın son dönem sefil haline. Sözüm ona padişah olan “Vah”dettin Efendi’nin İslam Halifesi olması, başta Medine Müdafisi Fahrettin Paşa’yı bile çıldırtan Araplar’ın Türk Askeri Katliamı’na bir engel teşkil etti mi? Veya Arap ve Bosna gibi Müslüman milletlerin isyan ederek ayrı ayrı devlet kurmalarına mani oldu mu?

Toplumları ele geçirmek isteyen din eksenli örgütlerin toplumdaki nüfuslarını arttırmak için ilk işleri, önderleri olan zerzevat-ı kiramı “Allah’ın Müfettişi” olarak tayin etmektir. İkinci olarak müfettişin ‘söylediği her sözün hikmetinden sual edilmez’. (Şirkin 1. aşaması) Muhabbetini, etraflarında halkaladıkları insanların beynine ve ceplerine yerleştirmektir. Böylece bunların düşünce ile akılları dumura uğratılmaktadır.

Üçüncü evre ise önceki inancı tümüyle perdeleyerek, öne attıkları muhteremi(!), müfettişlik makamından terfi ettirerek, dağıttığı dünyalık ulufeyle birlikte putlaştırıp,  ilahlığını ilan etmektir (Şirkin 2. aşaması).

Şimdi son aşama olan buraya dikkat! Tarihte din merkezli örgütler tarafınca ele geçirilmiş olan devlet veya insan güruhunun üzerinde yaptıkları son icraat, içlerinden putları için seçtikleri bazı kişileri cennet vaadiyle kandırarak, meşhur sunakları üzerinde koyun boğazlar gibi kurban etmeleridir. Bir de yapılan bu işlem ilahlar adınadır. (Şirkin 3. ve son aşaması).

Bu manzaraları, her nedense, günümüzde cennet vaadiyle kandırılmış, orasına burasına bomba bağlayıp da sözüm ona Allah adına sayısız masum insanın canına kıymış olan, beyni kertili ve canavarlaştırılmış kurbanların (esasen taşeron katillerin) çizdiği tabloya benzetiyorum.

Ey Reyhanlı’da orasına burasına bomba bağlayıp göndermiş olduğun kurbanı ikbalin ve ilahlık iddian için patlattırarak, onlarca masumun canın kıyılmasına neden olan ve batmakta olan ABD ve İsrail gibi emperyalist devletlerin uşaklığını yaparak, sözde İslam tekelcisi geçinen sen. Bak yazıyorum, aç oku! Senin acı sonun Kur-an’da yazıyor. İşte Haşr Suresi 14-15. ayet. Bunu ben demiyorum. Hakiki Yaradan diyor.

Ya sen, bombanın düğmesine basarak patlatan beyni kertilmiş sözde Müslüman katil! Senin; Hz. Hamza’yı şehit eden Vahşi’den, Hz. Hamza’nın kalbini göğsünden söküp çiğ çiğ yiyen Süfyan’ın karısı olan yamyamdan, Hz. Ömer’i namazda arkadan bıçaklayıp şehit eden hainden, Hz. Ali’yi, Hz. Hasan ve Hüseyin’i kalleşçe şehit eden katillerden farkı ne? Menemen’de silahsız Kubilay’ı ve yanındaki iki masumu vahşice katleden kan içici softalardan farkın ne? Bu mu senin inancın, dinin?

Peki ya sen emperyalistlerin efendisi ABD, sen niye katliamın için özellikle Hatay’ı seçtin?  Acaba;  Atatürk’ün Mayıs 1938’de hasta yatağından kalkıp Mersin’e gelip, “Kırk asırlık Türk yurdu, düşman elinde bırakılamaz” diyerek Hatay’ı vatan topraklarına katması mı, yoksa 75 yıldan beri bu bölgede yaşayan her din, mezhep ve ırktan insanın inanarak telaffuz ettiği Türk Milleti adı altında birleşerek, dünyada eşi benzeri olmayan örnek bir ortak yaşam tarzı sergilemesi mi bir tarafınıza battı?

Ey Reyhanlı’da bombalar patlatarak onlarca masum Türk insanının kanını akıtan kahpe, korkak, kalleş katil sürüsü ve onların şerefsiz uşakları! Şunu iyi bilin ki kahpe bombalarınızla, bigünah Türk insanının bedenlerini parçalayarak, Türkiye’yi ve Türk Milleti’ni parçalayamayacaksınız. Vallahi o kopan ceset parçalarımız yeniden bir araya gelir de, sizin o kahpe varlığınıza terminatör oluruz. Zira şu anda tam pislediğiniz yer, bizim cami duvarı…

Ne Mutlu, Türküm Diyene!

-------------------------------------------------------------------------------------------------

(1) İlerideki yazılarımda, bu konuya ayrıntılı olarak değineceğim.

KÖŞE YAZARLARI
Murat Sevgi

Murat Sevgi

Yılmaz Çivici

Yılmaz Çivici

Nijat Ayvaz

Nijat Ayvaz

Mehmet Ali Esmer

Mehmet Ali Esmer

Atıf Mutlu

Atıf Mutlu