AK Parti Heyeti, Kremlin’de Sınıfta Kaldı!
reklam
09 Mart 2020
AK Parti Heyeti, Kremlin’de Sınıfta Kaldı!

AK Parti Heyeti, Kremlin’de Sınıfta Kaldı!

MYK Toplantısı’nın ardından açıklamalarda bulunan ve Moskova’da imzalanan İdlib Mutabakatı’nı değerlendiren CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, “AK Parti Heyeti, Kremlin Sarayı’nda ülkemizi temsilde sınıfta kalmıştır.” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Toplantısı’nın ardından basın mensuplarının karşısına geçen Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, Moskova’da imzalanan İdlib Mutabakatı’nı değerlendirdi. İmzalanan mutabakatı ‘Cumhuriyet tarihinin en büyük fiyaskosu’ olarak nitelendiren CHP Parti Sözcüsü Faik Öztrak, “İdlib’de son bir ayda 59 Mehmetçiği’mizi şehit verdik. Vicdanı kuruyanlar, şehitlerimizi ‘birkaç tane’ diye sayabilir. Kalbi titremeyenler için şehitlerimiz, sıradan rakamlar gibi görülebilir. Ama her bir şehidimiz; babalarının aslan parçaları, analarının kınalı kuzuları, yavukluların eşleri, nişanlıları, sevgilileri, evlatların babaları, yeğenlerin dayıları, amcaları. Her biri ailesinin bir tanesi, her biri milletimizin bir tanesi, her biri ayrı bir can, her biri ayrı bir insan… Son bir ayda 59 gencecik hayat; ülkesine, ailesine çok şeyler verebilecek kahramanlarımızı, sınırlarımızın dışında, İdlib topraklarında kaybettik.” dedi.

KÜFÜR ETMEDEN CEVAP VERİN

Yaptığı açıklamalara devam eden Öztrak, “Ülkeyi yönetenlere sorduk soruyoruz: Neden? Nasıl? Niçin? Ne uğruna, 59 Mehmetçiğimizi İdlib’de kaybettik? Milletimiz adına bu sorularımıza makul, mantıklı bir cevap bekliyoruz. Ama lütfen terbiye sınırlarını aşmadan, küfür etmeden, bağırmadan, çağırmadan… Milletimize söyleyecek makul bir söz bulamadığınızda da partimize yalan yanlış yüklenmeden. ‘Mehmetçiğimizin tek bir tırnağı; İdlib’den, Suriye’den, Libya’dan daha değerlidir.’ dedik. ‘Millet İttifakı’nın iktidarında, şehitler tepesi boş kalacak.’ dedik. Dün bunu dedik diye partimize, Genel Başkan’ımıza etmedik hakaretleri bırakmayanlar, bugün Moskova dönüşünde ‘Ateşkese, en çok CHP üzülecek.’ diyebildiler. Ülkeyi yönetenler, yalanı gerçek gibi anlatan müflis bezirgân siyasetine kendilerini öyle bir kaptırdı ki; vatandaşımız, bu ikiyüzlülüğü görmez sanıyor.” diye konuştu.

AK PARTİ KREMLİN’DE SINIFTA KALDI

Öztrak, “Bu arada, Erdoğan’ın konuşmasında defalarca tekrarladığı ‘ateşkes’ sözünü, biz mutabakat metninde göremedik. Biz, ‘Askerimizin ayağına taş değmesin.’ dedik. Onlar, ‘Yansın Suriye, yıkılsın İdlib.’ diye nutuk attılar. Putin çağırınca da koşa koşa Moskova’ya gittiler. Putin’in kapısında dakikalarca bekletildiler. Rus haber ajanslarına, eğlence malzemesi oldular. Sonra da adama, kendilerini kabul ettiği için bin bir teşekkür ettiler. Osmanlı toprağı Kırım’ı ilhak eden Çariçe 2’nci Katerina’nın heykeli altında, heyet olarak kıyama durdular. AK Parti Heyeti, Kremlin Sarayı’nda ülkemizi temsilde sınıfta kalmıştır. Bu bir değildir, bu iki değildir. Bu yönetime ‘Dış politikada bize yaşattığınız zilletin sorumluluğunu yerine getirin!’ diyeceğiz, ama oralı dahi olmayacaklarını da biliyoruz.” dedi.

CUMHURİYET TARİHİNİN, EN BÜYÜK FİYASKOSU

Konuşmasını sürdüren Öztrak, “05 Mart 2020’de Kremlin Sarayı’na kadar giden süreç, Cumhuriyet tarihinin en büyük fiyaskosudur. Bu fiyaskoda sevinilecek tek şey, daha fazla şehit vermemek adına, sahada askeri faaliyetlerin durdurulmasıdır. Silahlar patlarken, sözler duyulmaz. Bir an evvel kalıcı bir ateşkesin sağlanmasını, silahların susmasını ve askerlerimizin sağ salim evlerine kavuşmalarını gönülden diliyoruz.” diye konuştu.

BU SORULARI, PUTİN’E SORAMADI

Öztrak, “Moskova’ya giderken, Erdoğan’ın Putin’in gözlerinin içine bakarak 4 soru sormasını istemiştik. Askerlerimizin bulunduğu noktalar Rus yetkililere bildirilmesine rağmen, neden hava saldırısı gerçekleştirdiniz? İlk saldırıdan sonra Rusya’yı bir kez daha uyarmamıza rağmen, saldırıya neden devam ettiniz? Yaralı askerlerimizin tahliyesi için, İdlib hava sahasını helikopterlerimize neden açmadınız? Savaş hukukunda olmamasına rağmen, yaralılarımızı almaya gelen ambulanslarımızı bile neden vurdunuz? Biz bu soruları sorarken, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın 28 Şubat tarihindeki beyanatını esas aldık. Erdoğan, bu 4 soruyu Putin’e soramadı. Ama Putin kameralar önünde, ‘Askerlerinizin nerede olduğunu bilmiyorduk.’ dedi. Putin’in kapısında ‘two minutes’ bekletilen Erdoğan, Putin’e bir ‘one minute’ çekemedi. Salona, boş boş baktı. Putin’in önünde kıyama duran tüm heyet ise ‘dut yemiş bülbül’ gibi sustu. Biz Putin’den özür beklerken, AK Parti Heyeti Putin’in bir taziyesine bayram etti.” dedi.

AKAR HAKKINDA, HANGİ İŞLEM YAPILDI?

Yaptığı açıklamalara devam eden Öztrak, “Şimdi soruyoruz: Kim yalancı? Eğer Putin, kameraların önünde, Erdoğan’ın gözünün içine baka baka yalan söylediyse, milletimizin hukukunu korumak için Erdoğan bu yalana neden bir cevap veremedi? Yok, eğer millete doğru söylemeyen Savunma Bakanı Hulusi Akar ise, Erdoğan, Akar hakkında hangi işlemi yaptı? 36 askerimizin, 36 şehidimizin canı bu kadar mı ucuz? Bu hesap verilecek. Kimse milleti kör, âlemi sersem sanmasın. Her askeri operasyonun mutlaka bir stratejik hedefi olur. Erdoğan Şubat’ın başından itibaren yaptığı konuşmalarda 4 kere, ‘Şubat sonuna kadar rejimi, gözlem noktalarının dışına çıkarmakta kararlıyız.’ dedi durdu. Peki, İdlib’de 59 şehit verdikten sonra, Suriye Arap Cumhuriyeti ordusu gözlem noktalarımızın olduğu bölgenin dışına çıkarıldı mı, çıkarılmadı mı? Çıkarılmadı. İdlib’de Soçi ve Astana süreçlerinde belirlenen 6 bin km²’lik çatışmasızlık bölgesinin 2 bin km²’si, artık Suriye Arap Cumhuriyeti’nin kontrolüne geçti. 59 şehit ve onlarca yaralıdan sonra, 9 gözlem noktamız etrafındaki kuşatma hafiflemedi, tersine daha da ağırlaştı.” diye konuştu.

PUTİN’İN Mİ SÖYLEMESİ LAZIM!

Öztrak, “Peki, bu durumda: Askerimiz ne için ve ne uğruna şehit oldu? Askere bile gitmemiş havuz medyası kalemşorları, bedelli askerlik yapmış maaşlı troller, “Yansın Suriye, yıkılsın İdlib” naraları atıyorlardı, şimdi baktık aynı naraları atanlar ateşkes oldu diye bayram ediyorlar. Erdoğan da mikrofonu kapıp, cami avlusunda cuma namazı kılmaya gelen yurttaşlarımıza hitap ediyor, “Müslüman’ın Müslüman ile böyle bir savaşı yapması da bitmiş oldu” diyor. Böyle bir vaaz veriyor. Peki, Müslüman’ın Müslüman’la savaşmaması gerektiğini biz size defalarca söyledik. Sizin bunu anlamanız için illa Putin’in huzuruna kabul edilmek mi gerekiyordu?” dedi.

YALANCI ÇOBAN DURUMUNA DÜŞTÜLER

Konuşmasına devam eden Öztrak, “Biz ‘barışa giden en kestirme yol Ankara ile Şam arasındadır’ dediğimizde ne dediniz; ‘Esad’la siz konuşun, ben konuşmam.’ dediniz. Ama Kremlin Sarayı’nda Çavuşoğlu ve Lavrov’a dönüp, ‘Şu anda Esad ile konuşuldu değil mi?’ diyen de yine sizsiniz. Böylece kapalı kapılar ardında, Rusya aracılığıyla Esad’la konuştuğunuzu dünya âleme beyan eden de siz oldunuz. Saray iktidarının ikircikli tavırları, içeriye başka dışarıya başka sözleri; iktidarı maalesef sözüne güvenilmeyen yalancı çoban durumuna düşürüyor. Bu da ülkemizin itibarına, Ortadoğu’da çekinilen şanlı ordumuzun caydırıcılığına büyük zararlar veriyor.” diye konuştu.

BİZ SORMAYALIM DA KİM SORSUN?

Öztrak, “Oysa biz bunlar olmasın diye iktidarı defalarca uyardık. 04 Şubat’ta, 59 şehit vermeden önce, kendilerine 5 maddelik bir yol haritası verdik. O gün bizim söylediklerimize küfürle cevap veren Erdoğan, geçtiğimiz hafta Moskova’da, Putin bizim dediklerimizi söyleyince 5 maddenin çoğunu kabul etti.  Şimdi ‘59 kahraman askerimiz İdlib’de neden şehit oldu?’ diye biz sormayalım da kim sorsun? Biz bu önerileri getirince ağız dolusu hakaretle karşılık verenlere tekrar soruyoruz; İdlib’de hava kontrol ve üstünlüğü sağlanmadan veya Putin’in dediği doğruysa, hava sahasını kontrol eden Rus yetkililere askerlerimizin koordinatlarını vermeden, Mehmetçiklerimizi sahaya neden sürdünüz, kim sürdü? Onlarca yiğidimizin göz göre göre şehit olmasına neden göz yumdunuz?” dedi.

ANKARA’DA CAKA SATARLARDI

Yaptığı açıklamalara devam eden Öztrak, “Devletimizin kurucu harcı Lozan’ı beğenmeyen bu kifayetsiz muhteris zihniyet ve bunların maaşlı klavye amigoları, İdlib üzerinden kendilerince yeni bir Kurtuluş Savaşı destanı yazacaklarını zannediyorlardı. Kurtuluş Savaşı vermek kim, bunlar kim? Bir de Büyük Önderimiz Atatürk’ün adını ağızlarına alıp, ‘O da böyle yapardı.’ deme cüretinde bulundular. Büyük Atatürk, böyle ehliyetsiz, liyakatsiz bir kadroyu, Kurtuluş Savaşı’nda elbette hiçbir zaman yanında tutmaz ve hele Lozan’a hiç göndermezdi. Çünkü bilirdi ki bunları Lozan’a gönderse, bunlar başkentimizi Kayseri’ye taşır; bir de utanmadan, ‘Ankara’da Yunan ve İngiliz ordularıyla ortak devriye atıyoruz.’ diye millete caka satarlardı.” diye konuştu.

SAHADA DENGELER KIRILGAN

Öztrak, “Konuşmamın başında da söyledim. İdlib’de silahların şimdilik susmasını olumlu buluyor ve önemsiyoruz. Ancak sahadaki dengelerin son derece kırılgan olduğunu da görüyoruz. Defalarca tekrarladık, bir kez daha tekrarlıyoruz: Mehmetçiğimizin kesip attığı tek bir tırnak, İdlib’den, Suriye’den, Libya’dan çok daha değerlidir. Suriye Arap Cumhuriyeti unsurlarının gerisinde kalan 9 gözlem noktamız, vakit geçmeden, lojistik desteğin rahat yapılacağı daha güvenli yerlere çekilmelidir. 2’nci olarak Türkiye, Moskova’da imzaladığı metinle, Birleşmiş Milletler’in terörist saydığı silahlı unsurlarla savaşma yükümlülüğünü teyit etmiştir. Bu teröristler, tamamen kırılıncaya kadar; Rusya’nın da mücadelede ısrarcı olduğu görülmüştür. Askerlerimizin sahadaki konumunu tehlikeye düşürmeden, teröristlerle mücadele Rusya ve Suriye Arap Cumhuriyeti güçlerine bırakılmalıdır. 7 günlük süre 15 Mart’ta bitiyor. Heyetlerin yapacağı ve müzakereler sonunda varılacak mutabakatı göreceğiz.” dedi.

ANLAŞMANIN ÖMRÜ KISA OLABİLİR

Konuşmasına devam eden Öztrak, “Biz uyarılarımızı şimdiden yapalım. Önce Cahar Dudayev’in sözlerini iktidara hatırlatalım: ‘Rus ile yaptığın anlaşmanın ömrü, mürekkebi kuruyana kadardır.’ Bu anlaşmanın ömrünün de kısa olabileceğini düşünerek; ‘Askerlerimizin güvenliğini sağlayacak tedbirleri hızla alın!” diyoruz. Beştepe’ye yerleşenlerin, Suudi Kralı’na Sevda Tepesi’ni tahsis edenlerin, damadı Kanal İstanbul manzaralı tepe kapatanların, milletin evlatlarını Şehitler Tepesi’ne doldurmaya, bir de bununla caka satmaya kalkmasını açık söyleyeyim içimize sindiremiyoruz.” diye konuştu.
Editör : Tuğberk Erdem
142 Okunma
KÖŞE YAZARLARI
Murat Sevgi

Murat Sevgi

Yılmaz Çivici

Yılmaz Çivici

Nijat Ayvaz

Nijat Ayvaz

Mehmet Ali Esmer

Mehmet Ali Esmer

Atıf Mutlu

Atıf Mutlu