Notice (8): Undefined index:  [APP/models/survey.php, line 42]
Notice (8): Undefined index: Oy Kullanan [APP/models/survey.php, line 42]
Warning (2): ini_set() [function.ini-set]: Headers already sent. You cannot change the session module's ini settings at this time [CORE/cake/libs/cake_session.php, line 535]
Warning (2): ini_set() [function.ini-set]: Headers already sent. You cannot change the session module's ini settings at this time [CORE/cake/libs/cake_session.php, line 536]
Warning (2): ini_set() [function.ini-set]: Headers already sent. You cannot change the session module's ini settings at this time [CORE/cake/libs/cake_session.php, line 537]
Warning (2): ini_set() [function.ini-set]: Headers already sent. You cannot change the session module's ini settings at this time [CORE/cake/libs/cake_session.php, line 538]
Elif Soyseven - Basın Var Da, Bayram Nerede?

Elif Soyseven

Basın Var Da, Bayram Nerede?

Elif Soyseven

Hürriyet, vatan, cumhuriyet, eşitlik, istibdat, ihtilal, grev, bomba, inkılâp, Namık Kemal, Mithat Paşa, suikast, grev kelimelerini kullanmak yasaktır! Ne zaman mı? 1878 yılında politik gazetelerde başlayan sansür uygulaması, 1882 yılında tüm gazetelere uygulanmaya başlanan Abdülhamit döneminde! Bu dönem çıkarılan “Sıkıyönetim Nizamnamesi” ile basına sansür konulmuştu. Hatta bu sansür öyle geniş kapsamlıydı ki, yazılarda padişahın yaşadığı Yıldız Sarayı’nı işaret ettiği düşüncesiyle “yıldız” kelimesini kullanmak, ya da padişahın burnu büyük olduğu için “büyük burun”  yazmak dahi yasaktı.

Hıfzı Topuz, “Türk Basın Tarihi” adlı kitabında 24 Temmuz 1908 günü basına yeniden özgürlük tanınmasıyla ilgili şunları yazmıştır:

“24 Temmuz 1908’de İstanbul gazetelerinde çıkan dört satırlık resmi bildiri, Meşrutiyet’in yeniden ilan edildiğini ve 1876 Anayasası’na göre seçimlerin yapılacağını açıklıyordu. Bu haber, büyük bir coşku yarattı İstanbul’da. Gazeteciler, Sirkeci Garı’nın karşısındaki bir lokantanın bahçesinde toplandılar. 33 yıldan beri ilk defa böyle bir toplantı yapılıyordu. Gazeteciler, derhal kendi aralarında bir dernek kurmaya karar verdiler. “Osmanlı Matbuat Cemiyeti” adlı derneğin temelleri, o toplantıda atıldı. Özgürlük vardı artık İstanbul’da. Gazeteciler, kesin bir karar aldılar. Sansür memurlarını o gece gazeteye sokmayacaklar ve sabaha kadar görev başında kalacaklardı. Nitekim öyle yaptılar. Sansür memurları kapılardan geri çevrildi. “Gazeteler hürdür, artık sansür yasaktır. Gazeteleri sansür etmeye kalkmak, ağır bir suçtur” dediler. Ve 25 Temmuz 1908 sabahı gazeteler yıllardan beri ilk olarak sansürsüz çıktı. Sansürün kaldırıldığı 24 Temmuz günü, Cumhuriyet’ten sonra “Basın Bayramı” olarak kabul edildi.”

Ve 24 Temmuz 2013…

-Dünya basın özgürlüğü sıralamasında, 179 ülke arasında 154’üncü sıradayız.

-49 gazeteci yıllardır hapiste ve tutuksuz yargılanan 64 gazeteci var.

-Gezi Parkı olayları nedeniyle 72 gazeteci işinden atıldı, istifaya zorlandı, zorunlu izne çıkarıldı.

Artık Taksim’i, Reyhanlı’yı, Lice’yi, Silivri’yi göremeyen gazeteler,

Ticari şirketleri nedeniyle maliye denetimine teslim olmuş gazete patronları,

Dünyanın herhangi bir yerinde bir kaza haberini saatlerce canlı yayınlayan ancak kendi ülkesindeki haberleri göremeyen, kendi kendine oto sansür uygulayan televizyonlar,

Cadı avına çıkanlar,

Biat etmiş gazete yöneticileri ve

Tüm bu baskıları kendine hak sayan siyasiler

olduğu sürece ortada kutlanacak olan bir bayram var mı sizlere sormak isterim? Korkarım ki 1908 yılının ‘gazeteler hürdür’ diyen ve sansüre direnen gazetecileri, artık suskunluk sarmalındadır.

Basın Bayramı ruhuna el-Fatiha!

Elif’in Notları’ndan:

*Türk Edebiyatı’nın önemli isimlerinden Leyla Erbil’i kaybettik. Değerli edebiyatçımızı “Tuhaf Bir Erkek” romanının bir kez daha okuyarak anmak, satır aralarındaki kadın-erkek ilişkisi ve politik eleştirilere yeniden göz atmanın tam sırası değil mi?

*Her siyasal bilgiler öğrencisinin başucu kitabı Türk Dış Politikası’nın 3’üncü cildi çıktı. Türkiye’nin 2001-2012 yılları arasındaki dış politika olaylarını yine Baskın Oran’ın editörlüğünde birçok akademisyenin kaleminden okuyacaksınız. Dünyayı ve Türkiye’yi daha iyi anlamak için bir başucu kaynağı olan kitap, İletişim Yayınları’ndan çıktı.

 

Bazen yoruluyor insan, anlam bulmaya çalışmaktan, doğruyu eğriden ayırmaktan, bazen sadece canlı olmak istiyor insan ormanda bir ağaç gibi…

                                                                                                                      Ahmet Ümit

KÖŞE YAZARLARI
Murat Sevgi

Murat Sevgi

Yılmaz Çivici

Yılmaz Çivici

Nijat Ayvaz

Nijat Ayvaz

Mehmet Ali Esmer

Mehmet Ali Esmer

Atıf Mutlu

Atıf Mutlu